12 Şubat 2008 Salı

Hac İzlenimleri

HACC Mülahazaları(izlenimleri)


En güzel yolculuğun ilk basamaklarında
Tarifsiz parıltılar bakışlarda,ruhlarda.

Yalnız uçağın değil,ruhun kanatları da,
Süzülüyor umutla mavi sonsuzluklarda…

Başlayan fırtınalar gönül okyanusunda,
O sonsuz titreşimler tutuşan kanatlarda.
Değişen yörüngeler,rotalar atomlarda,
Korlaşan gözyaşları yürekten dualarda…

Temizliğin,saflığın simgesi ihramlarla
Mavera ikliminde alınan soluklarla,
Yürekler arınıyor tekbirler,tehlillerle.
Ömürler böyle geçsin ak günler,gecelerle…

***

Karınların doyması ne işe yarar canlar,
İnsan cesetten beter doyurulmazsa ruhlar.

***

Yaklaşan gümrah ırmak ateş okyanusuna,
Birleşen,birleştikçe coşkunlaşan kollarla…

***

Sonsuz basmaklarda sonsuz adım atanlar,
Sonsuzluk sancısıyla ürperen basamaklar,
Alçalan,alçaldıkça yükselen gül kanatlar,
Kanatlara renk,koku veren güçlü soluklar…

***

Cidde,Kızıldeniz’in incisi pırıl pırıl,
Burada her şey güzel,her şey silme ışıktır…


Her adım,her basamak çağlarüstü iklime
Doğru yol alan ruhun şahlanışı sevgiyle.

Her adım atışlarda,her soluk alışlarda
Olanlar ne yakın,iç,dış,uzak ufuklarda?

Nabızlar hızlanıyor Mekke’ye yaklaştıkça,
Ufuklar ışıldıyor yıldızlar sıklaştıkça…

***

Bu gözler böylesini görmedi,görmeyecek,
Onu gören gözlere ateş gülşenleşecek.(değemeyecek.)

***

Girdik,girdik yolların en güzel olanına,
Allah’ım,izin verme başka yola sapmaya.

***

Safa,merve arası yalın ayak koşturmak,
Annelik şefkatiyle çocuğa su aramak.
(Susayan insanlığı kaynağa ulaştırmak.)

Kabe’nin çevresinde dönenler mi Müslüman,
Kabe’nin çevresinde döndüğü mü Müslüman?

***
Işıl ışıl yüzlerde tertemiz tebessümler,
Yürekten dualarla değerlenen bahşişler…

***
Başımız üzerinde cıvıldaşan melekler,
O Nur’un çevresinde inleyen galaksiler,
Öteler ötesinden gülümseyen çehreler,
İliklere işleyen nota üstü besteler…

Sevgi okyanusunda sonsuz burgaçlanmalar…
Suyun dibine doğru çekici değil bunlar…
Bunlar,bunlar her şeyi göğe yükseltiyorlar…


Gecelerin içinde sonsuzluk ışıltısı,
Onurlu tutsakların bağımsızlık şarkısı

***

Kemiyet çok,keyfiyet hak getire a canlar,
Havanda su dövüyor herkesten Müslümanlar!

Tesettürsüz tesettür uygulayan bayanlar!
Oturması,kalkması,yürümesi yamuklar!
Gözyaşıyla yıkanan seccadeler,mermerler,
Sağnak sağnak indiren merhametler,rahmetler…

***

Aşıklar yoruldukça,yaşlandıkça gençleşir,
Bir yerde aşk olmazsa orda her şey güçleşir.

***

Farzların ötesine geçirilen sünnetler,
Her şeyi bildiğini sanan aklı evveller!

***

Karataş’tan yansıyan,püsküren ışıltılar,
Yürekleri dağlayan çığlıklar,hıçkırıklar….

***

İhramlara bürünmüş evrenlerin ecesi,
İnanç bulmacasının anahtar kelimesi.

Burada her şey güzel,en güzeli ağlamak,
Bu nimetlerden uzak kalanlara kahrolmak!(yalvarmak.)

***

Bir tarafta külfet var,öbür tarafta rahmet,
Külfet ne kadar çoksa yoğunlaşıyor rahmet.

***

Mekke’nin safasını sürenler sürsün canım,
Mekke’nin cefasının tadına varanların
Keyfine diyecek yok,anlayanlar anlasın!

Gelin,Mekke’ye gelin Mekke’de ”Mekki” olun,
Açılsın önünüzde yolları sonsuzluğun.

***

Zamanlar üstü mekan,mevsimler üstü mevsim,
(iklimler üstü iklim)
Ne kadar da lezzetli,olgunmuş meyvelerin.

Alınlardan,sırtlardan,yüreklerden süzülen
Terler daha değerli sıcakta(n) terlemekten…(hamamda)

***

Günah içinde sevap,sevap içinde günah,
Daha nemizi görsün,duysun Hz.Allah.

***

Paylaşmayı buradan her yana taşısalar,
Müslümanlar “Müslüman” olarak hep kalsalar.

***

Atmacalar mı korkar güvercinlerden,yoksa
Güvercinler mi gelir haklarından usulca…?


***

Çok şeyler yapıyoruz yalnız kendimiz için,
Neler yapabiliriz açlar,çıplaklar için…?

***

Alışkanlıklarından asla vaz geçemeyen
Tutsakların kim tutar(n)uyuşuk ellerinden…?!
(sararmış)
***

Hiç kimseden bir ödül,övgü beklemiyoruz,
Bin köyden de kovsalar doğruyu söylüyoruz.

***

Kendimde hiçbir zaman hiçbir şey vehmetmedim,
Ne geldi,ne gittiyse hepsini O’ndan bildim.

***

Kemikleri sızlıyor Osmanlı Kalesi’nin,
Ağzı kulaklarında çarpık yüzlü İblis’in!

***

Kasvet bulutlarını dağıtan aşk rüzgarı,
Huzur ufuklarına yelken açan uçarı!

***

Hasret içinde vuslat,gurbet içinde gurbet,
“Hal”den anlamayana hayretler üstü hayret!

***

Alınlardan yansıyan duygular,düşünceler,
Çirkinleşen güzeller,güzelleşen çirkinler!

***

Bu kadar bereketli topraklar verir ancak,
Sonsuz çiçekler açar fide ormanlaşarak…

***

Ağlamayı bilenler ne güzel ağlıyorlar,
Öte’de gülleşecek burada zakkumlaşanlar…
***

Gül kokan kayaların ardındaki büyük sır,
Hicret ufuk ötesi sonsuz bir atılıştır.
Kayaları çatlatan çınlayış,haykırıştır…

İnsanlık Ağacı’nın atılan tohumları,
Yerleri/zamanları saran dal-budakları.

Nereye baksam o yüz,nerede olsam o ses,
Arafat yaklaşıyor Mahşer’e nefes nefes…

***

Nur Dağı’ndan fışkıran Nur’dan gayrı ne ola,
Evren hala ürperir “İkra!”nın yankısıyla.

Vahyin soluklarıyla için için ürperen,
Hira’nın kimler anlar anlaşılmaz halinden?

***

Rahmet Dağı’na rahmet yağıyor aralıksız,
Dualar burada hiç kalır mı karşılıksız…

***

Kabe’ye yakın olmak,uzak olmak ne demek?
Can aşkla yanmıyorsa tavaflara ne gerek!

***

Haram içinde “kıble” gösteren can kardeşim,
Burada her yön kıble,ya sen nerelerdesin?

Dönün kardeşler dünün,şimdi zaman o zaman
Beden bir şey hissetmez baş dönmediği zaman.
(Yürek)

***

“İftarlık”hurmaları gönderen Allah’ıma,
Sonsuz şükürler olsun,olanca inancımla…

***

Dört ulustan(1) dört adam tuvalet kapısında,
Aynı buruk tebessüm kavruk dudaklarında,
Aynı anlamlı hüzün yorgun bakışlarında…
Olanca ihtişamı,olanca saflığıyla,
İslam geliyor İslam ağaran ufuklarda…
_____________________________
(1):Tacikistan,Hindistan,Sudan,Türkiye.

Hiç yorum yok: