26 Şubat 2008 Salı

Hacc 16

Harem’e çok gitmekle,birçok tavaf etmekle
(sefer dönmekle)
Her şeyin bittiğini sananlar kimlerdirler…?
Müslümanlık ölçülmez beşeri ölçülerle.
Döndürebiliyorsan sen Kabe’yi çevrende (içinde)
O zaman yüreğinden öpeyim seni gel de.
Önce Müslümanlığın ne olduğunu bil de
Sonra ileri,geri konuşmay(n)a bir son ver.
Onun ızdırabını duyanlar yüreğinde
Onu o halde görmek istemezler belki de…
Sebebini bilenler bunun nasıl söylerler
Nadanlar yanlış anlar,değerlendirir diye…
Can gözüyle bakanlar,can gözüyle görenler
Sonsuz bir ızdırabın hazzıyla sermesttirler…
Onlar Kabe’nin değil,onların çevresinde
Dönen odur olanca aşkıyla,coşkusuyla.
Bir dağın doruğunda,bir mağrada olsan da
Onu hissediyorsan olanca varlığınla (da)
Namazın namaz olur,ibadetin ibadet.
Yoksa sırf bir şekilden,gösterişten ibaret
Tatlı su müslümanı olursun kardeşçiğim!
(olur çıkarsın elbet!)
Hava olur döktüğün terlerin,tekbirlerin,
Kuru bir dala döner güllerin,nergislerin…

***

Görmek istiyorsanız bütün cepheleriyle
Hayatı dost olmanız gerekir her yönüyle
Mekke’nin,Medine’nin sonsuz caddeleriyle,
Paylaşmanız renkleri,kokuları,sesleri…
Akıllara durgunluk veren atmosferiyle
Serin gecelerini,ışıklı günlerini…
Ömrünüzün en büyük,en güç deneyimini
Geçirmenin verdiği bilgi birikimini
Kullanabilirseniz olumlu yönleriyle
-Bundan büyük bir okul var mıdır evrenlerde,
Bundan çetin bir sınav insan için ömründe…?-
Atabilirsiniz dev adımlar sonsuzluğa.
Yoksa su döversiniz hayat boyu havanda.
Attığınız her adım,aldığınız her soluk
Hiçbir işe yaramaz kalıverir havada.
Bir kadavradan beter olursunuz aslında!
Elleriniz kenetli olarak böğrünüzde
O Gün bir başınıza kalıverirsiniz de,
Ne el uzatan olur,ne bakan yüzünüze…

Hiç yorum yok: