1 Mart 2008 Cumartesi

Hacc 21

Nasıl da iç içeler nimetlerle,külfetler,
Bazen yükselen bazen alçalan göstergeler…(dereceler..)

***

Vahdet içinde kesret,kesret içinde Vahdet,
(Birlik) (çokluk)
Barış,huzur,kardeşlik,inanç,sevgi,adalet…

***

Rabb’im,eğitimsizlik ne kadar korkunç bir şey,
İlk “oku” hitabıyla uyarıldı(onurlandı) Peygamber…

***

Haccı turistik gezi sanan sanal hacılar,
Hazırlıksız gelenler,nasipsiz ayrılanlar…!

***

Allah’tan gayrı Sultan,Resül’den başka rehber
Arayanlar bir adım atmadan tökezlerler…

***
Kardeşçe paylaşmanın,hakla dayanışmanın
Eşsiz örneklerini sergileyen Ensar’ın
Kutlu Kent’in havası tek şifası ruhların…

***

Aşktan da,sevdadan da,çılgınlıktan da öte,
Sevgiler üstü sevgi kıpır kıpır yürekte,
Alev elev ellerde,şebnem şebnem gözlerde…

***

En güzel yolculuğun geldik son durağına,
Sonsuz şükürler olsun Sonsuzluk Sultanı’na,
Sonsuzluk yollarına sonsuz kapı açana……

Mutlu bir yorgunluğun onurunu yaşamak
İşte en anlamlı,en övülesi bir hayat…

***
Hem beden,hem ruh geçti haddeler haddesinden
Kalmadı bir iz,eser masiva ikliminden…
Hacc 20

Göstermedi(n) bir sefer o gül yüzünü bana,
Razıyım ahirette görmeye yana yana…

***

Kurulan kutlu sofra çadırların altında,
Doyum olmaz tadına iftarların burada.

***

Rahmet,hikmet,bereket,hidayet gemisinde
Yer veren Rabb’e sonsuz teşekkürler bize de…

***

Mutluluğun böylesi nerede görülmüştür…
Burada çözülmeyen düğümler çözülmüştür,
Burada görülmeyen yakından görülmüştür,
Burada zaman/mekan büzülmüş,dürülmüştür…
Burada bire sonsuz veren yer sürülmüştür…

Burada karanlıklar aydınlığa bürünür,
Burada mutsuzluklar mutluluğa dönüşür,
Burada çirkinlikler güzellikle örtülür,
Burada kırgınlıklar,muhabbetle örtüşür,
Burada ötelerden ötelere yürünür,
Burada masivadan maveraya göçülür,
Burada umutsuzluk umutlarla örülür,
Burada tüm posalar imbiklerden süzülür,
Burada tüm davalar şahitsiz görüşülür,
Burada yakarışlar dinlenir,kabul görür…


***

Hacılık bilincinden yoksun hacıyatmazlar,
Ne selam alıyorlar,ne selam veriyorlar…

***

Cennet Bahçeleri’nde kılınan namazlarda
Duygular,düşünceler,tavırlar doruklarda…

***

Dev yapraklardan sarkan salkımlar hevenk hevenk,
Hurma bahçelerinden taşan bereket,rahmet...
Hacc 19

Bağları koparmaktır insanla,insanlıkla,
Bir arada bulunmak cahiler,ahmaklarla…

***

Mescid’in çevresinde ticaret çemberleri,
Tutkulu nefislerin tükenmez istekleri.

Mescid’in avlusunda adam kazıklıyorlar,
Sonra da Medine’li ümmet geçiniyorlar…

***

Siyahilerin içten aydınlanmış tenleri,
Yüreği hoplatıyor inci tebessümleri…

***

Çocuklar gülşenlerin gonca tomurcukları,
Sonsuz goncalar açan Peygamber kokuları.

***

Kı(v)rılmayan dizleri,bükülmeyen belleri,
Namaz hırsızlarının acınası halleri!

***
Keyfine diyecek yok konformist hacıların,
Solukları yanıyor dışarda yatanların…!
(kokuyor açlık soluyanların)

***

Biz böyle yaşamaktan haya ederiz haya,
Manevi haz tadılmaz sofralar yaya yaya….

***

Ağlıyorum,ağlamak iyi geliyor bana,
Şaşıyorum burada olup ağlamayana…!

***

26 Şubat 2008 Salı

Hacc 18

Geliyoruz ey Resul aşkınla yana yana
Gözyaşı pınarından içerek kana kan,
Lokmamızı baldıran suyuna bana bana,
Geliyoruz ey Nebi nur saçan ocağına…

***

Hicret zamanlarüstü hidayet muştusudur,
Hicret Aşk(Gül) Ülkesi’ne ulaşan sonsuz yoldur.

***

Işık Şehr’in gönüle açık kapılarından
Geçtik silinmez izler O’nun bakışlarından…

***

Es-Selam kapısından akan seller içinde
Bir damla da biz olduk gül kokulu vadide…

***

Medine’de işin ne medeniyet kaçkını,
Nasıl haykıracaksın Peygamber’e aşkını?

Zamanların en zarif,medeni olanına
Seni karşı durduran nedir Allah aşkına…?
(solduran)
***

Yüzler,”elest bezmi”nden aşina kardeş yüzler,
Ruhuma huzur veren bakışlar,tebessümler…

***
Mekke’den,Medine’den neler getiriyorsun
-Alış-veriş tutkusu son bulsun ne olursun!-
Hacı,bavulun değil,yüreğin dolu olsun.
Ailene,eşine,dostuna,vatanına
Getireceğin hüzün,umut,aşk,inanç olsun.
Saplanan bir ışık ol karanlığın bağrına,
Allah’ın hoşnudluğu,Resül’ün şefaati
En büyük hediyedir getireceğin belki!(kuşkusuz ki!)
Hacc 17

Sizin için bir özlem olur (huzur)sonsuz mutluluk,
Sarar her yanınızı horluk,hakirlik,yokluk…
Bilinçsiz yaptığınız ölçüsüz davranışlar,
Sözüm ona ibadet sandığınız tavırlar
Sürükler sizi dipsiz,yankısız kanyonlara,
Sonu gelmez acılar,önlenmez utançlara…

***

Aşk’a aşık olmanın yüksektir faturası,
Safasından tatlıdır aşıkların cefası…

***

Bizim ünsiyetimiz pek derindir(eskidir) Mescid’le,
Aramızdaki sırrı paylaşmayız herkesle…(kimseyle…)

***

Soylu prensler saf tuttu bizlerin arasında,
Esrarlı ışıltılar gece bakışlarında…

***

VEDA SONESİ

Veda gözyaşlarıyla yanan ayak izleri,(parmak uçları)
Felekleri ürperten aşık iniltileri,(çığlıkları)
Aşk’ın ruhları allak-bullak eden gözleri,
Yüreğinde duyanlar kozmik titreşimleri (ürpertileri…)
(İliğinde)
(İhram’ı renkten renge sokan kalp atışları.)

Ayrılık hüzün verir,hüzün ki şah duygudur,
Ayrılık-çoğu zaman-kavuşmaktan iyidir.
Ayrılık aşk yolunun fetihsiz doruğudur,
Aşılmaz dorukları aşmak has yiğitliktir…

Veda ayrılık değil,kavuşmaktır aslında,
Sönmeyen bir yangındır aşıkların bağrında.
Ve dinmeyen bir sızı canın şah damarında.

Gözyaşı ırmağının kıyısında boy atan
Zakkumların özlemi hiçbir mevsim solmayan
Gül olarak derilmek veda sonbaharında (ayrılık mevsiminde)
Hacc 16

Harem’e çok gitmekle,birçok tavaf etmekle
(sefer dönmekle)
Her şeyin bittiğini sananlar kimlerdirler…?
Müslümanlık ölçülmez beşeri ölçülerle.
Döndürebiliyorsan sen Kabe’yi çevrende (içinde)
O zaman yüreğinden öpeyim seni gel de.
Önce Müslümanlığın ne olduğunu bil de
Sonra ileri,geri konuşmay(n)a bir son ver.
Onun ızdırabını duyanlar yüreğinde
Onu o halde görmek istemezler belki de…
Sebebini bilenler bunun nasıl söylerler
Nadanlar yanlış anlar,değerlendirir diye…
Can gözüyle bakanlar,can gözüyle görenler
Sonsuz bir ızdırabın hazzıyla sermesttirler…
Onlar Kabe’nin değil,onların çevresinde
Dönen odur olanca aşkıyla,coşkusuyla.
Bir dağın doruğunda,bir mağrada olsan da
Onu hissediyorsan olanca varlığınla (da)
Namazın namaz olur,ibadetin ibadet.
Yoksa sırf bir şekilden,gösterişten ibaret
Tatlı su müslümanı olursun kardeşçiğim!
(olur çıkarsın elbet!)
Hava olur döktüğün terlerin,tekbirlerin,
Kuru bir dala döner güllerin,nergislerin…

***

Görmek istiyorsanız bütün cepheleriyle
Hayatı dost olmanız gerekir her yönüyle
Mekke’nin,Medine’nin sonsuz caddeleriyle,
Paylaşmanız renkleri,kokuları,sesleri…
Akıllara durgunluk veren atmosferiyle
Serin gecelerini,ışıklı günlerini…
Ömrünüzün en büyük,en güç deneyimini
Geçirmenin verdiği bilgi birikimini
Kullanabilirseniz olumlu yönleriyle
-Bundan büyük bir okul var mıdır evrenlerde,
Bundan çetin bir sınav insan için ömründe…?-
Atabilirsiniz dev adımlar sonsuzluğa.
Yoksa su döversiniz hayat boyu havanda.
Attığınız her adım,aldığınız her soluk
Hiçbir işe yaramaz kalıverir havada.
Bir kadavradan beter olursunuz aslında!
Elleriniz kenetli olarak böğrünüzde
O Gün bir başınıza kalıverirsiniz de,
Ne el uzatan olur,ne bakan yüzünüze…
Hacc 15

Kısa akıllıların uzun,çatal dilleri,
Eğri büğrü sözleri,çipil çipil gözleri…

***

Yaptığı tavafların sayısıyla övünen
Müslümanın yüzü mü,yüreği mi görünen?

***

Kabe’ye varan yollar yüreklerden çıkarlar,
Okyanuslar ötesi beldelere varırlar.

***

Ben Kabe’yi görünce hüzünle doluyorum,
Onun yaşadıkları yüzünden yanıyorum.
(Ona yaşatılanlar)
***
Nerede o insanlar,şeytanı taşlayanlar,
Bazen görünen,bazen görünmeyen şeytanlar…

***
Heva ve heveslerin pervanesi olmaktan (1)
Çıkarak Sonsuz Nur’un pervanesi olmazsan,
Boşunadır koşturman,döne döne yorulman,
Ey müslüman kardeşim gün,gece,sabah,akşam…

***

O’nun kahrından,O’nun lütfuna koşa koşa,
İçindeki dipsiz,kör kuyular taşa taşa ,
Safa,Merve arası yolları(çağları) aşa aşa
Ölmezlik iksirini içenleri saran trans
Ekseni çevresinde dönüp duran türbülans…
Hayatın en önemli türbülansı içinde
Özgürlüğe koşturmak ufuklar ötesine
Ayrılık ateşinin yangınları içinde…

***
_________________________________
(1):Senai Demirci’nin bir benzetmesinden.(Zaman:9.1.2005)