21 Ekim 2007 Pazar

YOLDAKİ İŞARETLER (1)

İnsanlık en buhranlı çağlarından birini
Belki en yoğununu yaşıyor ne yazık ki!
Bir ateş çukurunun kıyısında duruyor,
Ufuksuz gülşenlerden gül deriyor sanıyor!
Mükellef sofralarda yediği,içtikleri,
Ağlamayı bilmeyen gözlerle gördükleri
Ruhunu,kafasını allak-bullak ediyor.

Dupduru pınar varken bulanık sudan içen,
Sonsuzluklara çıkan işaretli yol varken,
Uçurumlara koşan,çıkmaz sokağa giren,
Sönmez Meş'ale varken,kıvılcımı yeğleyen,
"Olağanüstü" proje" çözümler önerirken,
Yetersiz beyinlerle çözümsüzlük üreten
Mutsuzluğun dışında ne elde edebilir?

İnsan'a "mü'min insan","kul" olma bilincini,
Nereden geldiğini,nereye gittiğini,
Tağut hileleriyle varoluş sebebini
Unutturan,İnsan'ı "insanlık"tan çıkaran,
Tek İlah'a değil de,biribirine tapan,
Mutlak egemenliği insanda,kulda sanan
Özgürlükten,onurdan nasıl söz edebilir?

"En güzel kelime"de birleşmeden çıkılmaz
Küfür gayyalarından,iman doruklarına.
Allah'tan gayrı bir güç önünde eğilenler,
Kesretten kurtulup da Bir'e yönelmeyenler
Barış,huzur,mutluluk iklimine giremez,
Renkler,sesler,uyruklar üstüne yükselemez.
Budur ancak yaraşan gerçek insan olana.

Evrenin Tek Sultan'ı,Hükümran'ı,Melik'i,
Yüce Allah yönetir tek başına evreni.
Kendine ne bir ortak,ne bir yardımcı ister.
-O'na kulluk edenler özgürdür,onurludur,
Kula kulluk edenler tutsaktır,onursuzdur.-
Allah'a kul olmakla insanlığına döner,
Ademoğlu barışa,adalete yol bulur. (kavuşur)
________________________________________

(1) : Seyyeid Kutub'un aynı adlı eserinden mülhem(Pınar Yayınları-
Çev:Abdi Keskinsoy)

Hiç yorum yok: