Genelde toplumlar(uluslar),özelde toplumumuz ve bireyler akıl almaz bir kaos,
kargaşa,kuralsızlık,dengesizlik,teşkınlık,aşırılık(lar)ortamında yaşamakta,daha doğrusu yaşadığını sanmaktadır.
İnsanların baskın bir çoğunluğu inanılmaz bir bilgisizlik,duyarsızlık,anlayışsızlık,saygısızlık,hamlık,hoyratlık,nadanlık,kabalık,gurur,kibir,
bencillik burgaçlarında,bataklarında çırpınıp durmakta,çırpındıkça batmaktadır.
En aydın ve bilgili geçinenler/bilinenler/sanılanlar bile;inandıkları,savundukları
fikirleri hakkında doğru-dürüst bilgi sahibi değillerdir ne yazık ki!
İslamcı,kemalist,ateist,komunist,sosyalist...v.b.geçinenlerin yüzde kaçı bu kavramlar hakkında tam-yeterli- bilgi sahibidir söyler misiniz?
Zaten bu olgunluğa-ve kültür düzeyine-erişmiş olsa(ydı)k,herkes birbirinin duygu,düşünce,fikir,inanç ve davranışlarına saygı duyacak,toplumsal huzur ve barış sağlanmış olacaktı.
Fakat ne gezer!Kimsenin kimseye tahammülü yoktur!
Geçen akşam bir sohbet sırasında bir hemşehrimiz;"Eğer müslümanlık doğru-
dürüst anlatılsaydı,bugün müslümanlar bu halde olmazlardı."gibisinden bir söz sarfetti.
Oysa bu tam bir yanılgıydı!
Bir diğeri de;Haccın farz olmadığını savundu.(Sonra uyarılınca fakirlere farz değil )diye düzeltti ama pek inandırıcı olmadı.
Müslümanlığı çok iyi anlatan(başta Kur'an-ı Kerim)ve çok iyi anlayan,(kusursuz bir şekilde yaşayan Hz.Muhammed olmak üzere) iki ölümsüz değerle,binlerce eser ortaya koymuş ve çağlar boyunca üstün ahlakları bilim ve sanatlarıyla bu kaynaklardan beslenen sayısız insan yetişmiş toplumlara önder ve örnek olmuşlardır.
Onların varlığından haberdar olanlar da müslümanlığı anlayarak ve yaşayarak
dünya ve ahiret mutluluğuna kavuştukları gibi insanlığa büyük katkılarda bulunmuşlardır.
8.y.y.'dan,18.y.y.'a kadar (1000 yılı aşkın bir süre)tıp,edebiyat,astronomi,fizik,
kimya,matematik,siyaset,coğrafya v.b. alanlarda ortaya konan eserler ve uygulamalar bütün dünyaya ışık saçmış,Batı medeniyetinin de temel taşlarını oluşturmuştur.
Medine'den(medeniyet kelimesi buradan gelmektedir) başlayan medeniyet yolculuğu(yürüyüşü) Endülüs Emevileri,Babür Şah İmparatorluğu,Karahanlılar,Gazneniler,Selçuklular(Büyük ve Anadolu),Osmanlı İmparatorlukları...v.b. ile sürmüştür...Bu olağanüstü sıçrayışları,
ışıltıları,püskürmeleri...görmezden gelmek büyük bir haksızlık ve bilgisizlik değilse nedir?
Müslümanların bugün bu halde olmalarının en büyük(ve birinci sebebi)işte bu
ışıltılı,dosdoğru yoldan,müslümanlığın ilahi,evrensel,ölümsüz prensiplerinden uzaklaşmış,
(daha doğrusu uzaklaştırılmış) olmalarıdır.
Okumadan araştırmadan müslümanlığı öğrenmek ve yaşamak mümkün müdür?
Bu gerçek(kural)diğer inanç(fikir-düşünce)sistemleri için de geçerlidir.
Kaç komunist komunizmi,kaç kemalist kemalizmi,sosyalist sosyalizmi...bütün
boyutlarıyla kavrayabilmiş,özümleyebilmiş,fikir,düşünce ve davranış biçimi olarak pratiğe
geçirebilmiştir,geçirebilmektedir.
Onların da bugünkü halleri ortadadır.
Hiç kimse kulaktan dolma abur cubur bilgi kırıntılarıyla bilgelik taslamasın,
kaslıp durmasın!Bu olsa olsa bilgiçlik,malümatfuruşluk olur.
Kişilikleri oturmadığından,kendi aklıyla düşünmesini bilmeyen bireyler kolayca
etkilenmekte(provake edilerek)"insan" a yakışmayacak tutum ve davranışlar sergilemektedirler.
Tuttukları takım,ya da parti (inandıkları değerler)yüzünden birbirine düşen,
küsen,hatta düşman olan kardeşler,babalar,evlatlar,yurttaşlar,arkadaşlar...yok mudur?
Böyle bir toplumda kardeşce,barış içinde nasıl yaşanabilir,yaşayabiliriz?
Bütün bunlara bir de terör belasını katarsanız,toplumun neden bu halde olduğunu daha kolay anlayabilirsiniz!(Ya da terörün neden doğduğunu...)
Eğitilmemiş,yalnız midesi değil,ruhu da aç bırakılmış,sevgi,merhamet,hoşgörü...
v.b.duygulardan yoksun bırakılmış bireylerden başka ne bekleyebilirsiniz ki!
Bir ülkede en büyük fabrikaları kurabilir,en konforlu araç gereçleri üretebilir,dev gökdelenleri dikebilir,hiper-marketleri açabilir,otoyolları,transatlantikleri,jumbo jetleri,hızlı trenleri,asma köprüleri,uzay gemilerini,hatta süslü-püslü mabedleri...devreye sokabilirsiniz...
Ama en büyük yatırım olan "insana yatırım"ı gerçekleştir(e)mezseniz,bütün
bunlar hiçbirşey ifade eder mi?
Sözün özü odur ki;Sürekli okuyan,öğrenen,inanan,inandığı gibi "insanca" yaşayan
akıllı,barışçıl,pozitif düşünceli(ve davranışlı)alçakgönüllü,sağlam(üstün)kişilikli..bireyler(i)
yetiştiremiyorsak,huzurun,barışın,adaletin,kardeşliğin,düsrüstlüğün,topyekün erdemin(ve gerçek medeniyetin)egemen olduğu bir toplumdan-ve insanlıktan- söz etmemiz mümkün olur mu?
Biz,her gün biraz daha gelişen,güçlenen,evrenselleşen eğitim kurumlarımızla,değerli öğretmenlerimizin-diğer resmi ve sivil kurum ve kuruluşlarımızla el ele,gönü gönüle vererek- bunu başaracaklarını umut ediyoruz...
Yürek dolusu sevgiler,ve saygılarımızla...
NOT: Diğer ürünlerimizi(duygu ve düşüncelerimizi) www.kanyilmaz.com isimli WEB sitemize girerek paylaşmanızı bekliyoruz.
4 Kasım 2007 Pazar
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)